|
____________________________________________________________________
SEÇME ŞİİRLER / RIFAT ILGAZ
____________________________________________________________________
RIFAT ILGAZ'IN İLK ŞİİRİ / KASTAMONU-NAZİKTER-1927
BEDBAHT BİR AŞIĞIN DEFTERİNDEN
SEVGİLİMİN MEZARINDA
Issız yollar içinde düşünceyle gezerken,
İçimdeki sızıyı bu yollarla sezerken,
Dimağımı mazinin hatırası ezerken,
O harap mezarınla yine mi karşılaştım!..
Üstündeki topraklar yoğrulmuş, külçeleşmiş,
Zamanın pençeleri yer yer çukurlar eşmiş,
Yoksa beni arayan mezarların mı deşmiş?
Yine sukut bulmayan denizler gibi taştım.
Mezarını kaplayan bu çiçekler ne solgun!..
Üstündeki benekler gözlerinden de dolgun
Yaşadığın son günler hayatım kadar olgun,
Bu coşkun yaşayışa sen öleli alıştım.
Her gece uğraştığım hayal senindir ey kız!
Kalbimde parlamadı başka aşk, başka yıldız.
Söyle mezarcığın da kalbim kadar mı ıssız?
Ölüm kadar mı basit!.. Mabed kadar mı sessiz!..
6 Temmuz 1927
Mehmet Rıfat
(Nazikter-27 Temmuz 1927, Çarşamba, No: 136 / Mehmet SAYDUR, Rıfat Ilgaz'lı Yıllar, 2006, s. 151-152)
OĞLUM - I
Ben de düşkündüm oyuna,
Ben de kumları avuçlar
Kazardım tırnaklarımla toprağı,
O zaman da çocuklar oynardı,
Ama benzemiyor bütün oyunlarımız,
Gezdirdim ceplerimde şıkır şıkır
Deniz kokulu taşları,
En güzellerini topladım
Midye kabuklarının.
Saldım bahar rüzgârına
Uçurtmaların en süslüsünü.
Ne kurulunca koşan tramvaylarım vardı,
Ne çekince giden develerim.
Balıklarımızı tanırdım,
Adlarını bilirdim kuşların;
Seçerdim düdüğünden
Limanımıza uğrayan vapurları.
Bilirdim yanık yüzlü kaptanlarını
Denizkızı'nın Selamet'in;
Ben de ayırırdım onlar kadar
Poyrazı karayelden.
Gemiler tanıdım, çift direkli,
Tutmazsa rüzgârı
Açıklarımızda volta vuran gemiler,
Kızardım, limanımızı hiçe sayan
Pake'lere Nemse'lere;
Dalar da silinen dumanlarına
Düşünürdüm uzak limanları,
Uzak limanların çocuklarını.
Senin de var ufak tefek
Kendine göre bildiklerin;
Çeşitli oyuncaklarin yoksa da
Bir saniye de tren yapacak kadar
Kibrit kutuların,
Tecrüben var benden fazla.
Benden üstünsün kuskusuz,
Sigaradan top,
Kutusundan tank,
Kâğıtlarından uçak yapmada!
Rıfat ILGAZ
Sunay AKIN, Cumhuriyet; 19.03.2006
Şairler ve yazarlar
Anımsayalım, nice şarlatan 'medyum' adı altında boy gösterdi medyada. Gelecekten haber vermekle 'ünlü' bu zerzavatların kapısına kimler gitmedi ki; şarkıcılar, işadamları, generaller, politikacılar!.. Oysa bir ülkenin ileri görüşlü olan insanları şairleri, yazarlarıdır. Bunun en güzel kanıtı da, Rıfat Ilgaz 'ın 1968 yılında yazdığı 'Gökdelen' adlı şiiridir. Buyrun efendim, söz konusu şiiri siz de okuyun ve Nostradamus 'u aratmayacak kehanete tanık olun:
Yüzyıllara ışık tutan
Bir kadın kıyıda ağlamaklı
Yanaklarında öfke
Eteklerinde kan
Düşmüş gökkuşağı belinden
Güneyli bir coğrafyada
Çekmiş perdelerini gökdelen
Bir bayrak çırpınıyor
Takvimsiz bir kasırgada
Asya kıyılarında esen
Kitapların yazdığından
Da önce başladı fırtına
Düşürür yıldızlarını tek tek
Çaresiz bir bayrak boşluğa
Rıfat ILGAZ
Sunay AKIN, Cumhuriyet; 19.03.2006
|